"mimarın masasında bir sürü belge var. mimar kağıtlara çizilmiş koridorlarda koşup, merdivenlerde takılıp, teraslardan ufka bakıyor. madenlerin içinde dolaşıp masanın üzerindeki maketin içindeki yarıktan içeri giren ışığı takip edip kibrit kutusundan yaptığı komşu binaların avluya düşürdüğü gölgelere bakıyor. mimarın masanın başında oturan bedeni düşüncesinde küçülmüş, çizdiklerinin arasında gezinen kendisine bakıyor..."
“...bahçedeki çalıların arasında plastik askerleriyle oynayan çocuk, dünyayı askerlerin gözünden görüp insanın dizine bile gelmeyen otlar dev ağaçlara çakıl taşları yerinden kaldırılamaz kayalara, su birikintisi aşılması imkansız bir okyanusa dönüşür...”
>:itü mimarlık fakültesi 3400 stüdyosu kuzey köşesinde çalışan birinci sınıf grubu >:(farsça) birleşik kelime. der: kapı, be: ile, da, de. der-be-der: kapıdan kapıya. >:derb (dürb) eden. (derb: denemek, tecrübe etmek, haslet, cüret) >:(grek) anorganatos. >:(frenk) boheme.